Skip to main content

They actually listened and the policy shift is finally here which feels like a total fever dream after everything we endured. It is hard to wrap my head around the fact that our pressure actually worked but somehow we really did it and I am staring at the screen in …

February 7, 2013

Güney Azerbaycan Türklerine uygulanan zulme dur diyelim

Güney Azerbaycan Türklerine uygulanan zulme dur diyelim

🏆 Won — 294 supporters Verified

Final supporters

M
Meral
S
Someone
K
Kordus s.
S
saeed
A
Ahmet A.
Y
YASEMEN
W
wvguzjain
C
cemal m.
S
saeed m.
U
umud e.
+284 more
Started by Anonymous 13 years, 8 months ago
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Bizler Komşunuz İRAN Devletinin egemenliğine , İnsafına ,hoşgörüsüzlüğüne , buyruğuna Terkedilmiş Yüce Türk Milletinin evlatları olarak ezilen,horgörülen,işkenceler gören, taciz ve tecavüzlere maruz kalan,asli unsuru sayılmayan Güney AZERBAYCAN halkıyız. Her yıl binlerce Azerbaycanlı olarak bize reva görülen bu baskılardan kaçarak Anavatan Türkiye veya başka komşu ülkeler üzerinden diger üçüncü ülkelere vatandaşlık için müracaat ederek vatanımızı terketmek zorunda kalmaktayız. Bizler Milli birliğimizi bozan bu adaletsiz, hukuksuz uygulamadan kaçarak topraklarımızdan, ailelerimizden zorunlu olarak kopartılarak ayrılmak istemiyoruz. Bundan dolayı Parçalanmış aile sayısı gün geçtikçe artmakta,kaçanın kurtulduğu zannedilsede İran da kalan diğer aile bireylerimiz ve soydaşlarımız iran Hükümet Politikasının ayırımcı, hakir görücü, sürekli ve sistematik baskılarına ve insani olmayan uygulamalarına bırakılmaktadır. Ayrıca İran devletinin sistematik baskıları insani olamayan davranışlarının yanında gayri çevreci tutumları sonucu Güney Azarbaycanda Urmu Gölünün kasıtlı olarak kurutulması hem Ekolojik dengenin bozulması amaçlanmış olup bu bölgede yaşayan biz Güney Azarbaycan Türk halkının yaşam alanlarını daraltmak, zorunlu olarak göçe tabi tutmak, Milli varlığımız etkisiz kılmak, terkedilen coğrafyada arazilerimize Yıkıcı ve bölücü Terör örgütü PKK/PİJAK ile Kürt kökenli iran Vatandaşlarını Türklerin terketmek zorunda kaldığı alanlara yerleştirmek gayreti yıllardır devam etmektedir. Küresel Güçler “ Türk’ün kendi millet bilincine ulaşmasını sağlayacak hiçbir olaya ve davaya geçmişte destek vermediler ve gelecekte de destek vermeyeceklerdir. “ Küresel Güçlerin sömürü düzeninin en büyük düşmanı sosyolojik olarak Ben’lik algısı üst düzey olan, Ruhlarında Bağımsızlık düşüncesi en üst seviyede belirgin olan Türk’lere destek vermesi Dünya siyasi hayatının geçmişi ile düşünce olarak zıtlık göstermektedir. Geçmiş zamanlarda Türk’ler sömürünün önündeki en büyük “engel Irk “ olarak bölgede sömürenlerin karşısında ağırlığını hissettirmiştir. Bunun en belirgin örneği Türkiye Türk’lerinin Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde 20. Yy. başında emperyalistlere karşı başarılı bir Bağımsızlık Mücadelesi vermesi gösterebilir. Emperyalizmin en büyük korkusu biz Türk milletinin varlığıdır. Ne yazıkki asırlardır yaşadığımız topraklarımıza,vatanımıza Milletimize İran devleti tarafından yabancılaştırma çabaları baskıcı bir politika ile her gün artarak devam etmektedir. Güney Azerbaycan ‘da Urmu Gölü Faciasının incelenmesi, bu facianın Sosyal , ekonomik, siyasal ve kültürel yansımalarının ortaya koyduğu gerçekler ışığında İran Türk’lerin içinde bulunduğu duruma ışık tutmaya çalışacağız.Türkiye Türkçe’sindeki adı Urmiye olan Urmu gölü İran Yönetimi için neden bu kadar önem arz etmektedir ? Bu sorunun en belirgin cevabı , Gölün çevresindeki Güney Azerbaycan Türk nüfus yapısında yatmaktadır. Gölün çevresinde yaşayan insanlar Azerbaycan Türk’üdür.Urmiye Gölü’nün kıyısında kurulmuş olan Urmiye şehri, İran’da Tebriz’den sonra Azerbaycan Türklerinin en yoğun olarak yaşadığı şehir olmanın yanında İran’ın 10. büyük şehridir. Urmiye şehrinde ve çevresinde yaşayan nüfusun yüzde 90’ı Türk’tür. Gölün kuruması ile etkilenecek insan sayısı yaklaşık 14 Milyondur. İran parlamentosu Urmu Gölünün kurumasının önüne geçmek için ortaya koyulan çalışmalara geçit vermemektedir. Göle su aktarılması için yapılan çalışmalara izin vermeyerek aslında gölün kurumasını istediğini ironik olarak ifade etmektedirler. İran yönetimi gölün kurumaması için projeler geliştirmiş bunları onaylamış fakat kasıtlı olarak bir türlü hayata geçirmemiştir. Bu projeleri hayata geçirmediği gibi Urmu gölünü besleyen ana damar görevi gören akarsuların üzerine 36 adet baraj, su bentleri inşa etmiş ve planlaması yapılan benzer yapıların projeleri devam etmektedir. İran Yönetimi, Uluslar arası onaylanmış anlaşmaları hiçe sayarak kendi ideolojik çıkarları için coğrafi koşulları değiştirerek insanlar üzerinde etkili asimilasyon politikası uygulamayı kendisine model olarak seçmiştir.Urmu gölü kuruduğu zaman havzasında oluşacak ekolojik faciadan sadece gölün çevresindeki insanlar etkilenmeyecek yakın komşu ülkelerde, başta Türkiye olmak üzere bu coğrafyadaki bütün tarım havzaları da etkilenecektir. Urmu gölü bugün itibariyle eldeki verilere göre 1976 yılından bu güne kadar yüzde 70 oranında küçülmüştür yani büyük bir kuruma söz konusudur. Bu ekolojik bir facianın yanı sıra sosyo ekonomik açından bölge ve yakın komşuları için büyük bir felaket demektir. Nedeni ise kurumanın sonucunda oluşan tuz çölündeki tuz kristalleri rüzgar vasıtası ile tarım arazilerine, meralara taşınacak ve bitki türleri etkilenecek ve değişecektir. Tarım ve Tarıma bağlı sektörlerde çalışan İnsanlar göç etmek zorunda kalacaktır. Aslında İran rejiminin de istediği budur. İnsanlar doğal yollardan göç etsinler , çünkü Farisilere göre bu insanlar ( Türkler ) Soydaşlarına yakın oturduğu müddetçe Rejimin sürekliliği devamlı bir şekilde tehdit altındadır. Urmu Gölünün kurutulması çalışmaların karşısında olmak her Dünya Vatandaşı için bir görev iken Güney Azerbaycanlı biz Türkler için bir zorunluluktur. Dünyanın hangi coğrafyasında yaşarsa yaşasın bir tek Türk’ ün sorunu Dünya üzerinde yaşayan Bütün Türk’lerin Sorunu olmadıkça Türk birliğine erişmek ve yolunda yürümek sadece hayaldir. Eyalet İsimlerinin Değiştirilmesi Sorunu 1990’lı yılların başlarında İran hükümeti demografik ihtiyaçların zorunlu kılmasını gerekçe göstererek sıkça eyalet isimlerini ve sınırlarını değiştirmiştir. O döneme kadar Türk nüfusun yoğun olarak yaşadığı ve kendi adını taşıyan Doğu Azerbaycan ve Batı Azerbaycan adlı iki eyalet mevcut iken İran hükümeti, 1993 yılında aldığı bir kararla Doğu Azerbaycan’ın bir kısmını bölerek yeni bir eyalet oluşturmak istemişti. Bu yeni birimde Türkler, etnik Farsların daha yoğun olduğu bir coğrafyada kalacak ve buraya da Sabalan adı verilecekti. Karara Türk öğrenciler, Tahran yönetimine gönderdikleri mektuplarla itiraz etmişlerdir. Tahran yönetimi protestoların yoğunluğu karşısında geri adım atsa da bu kez eyaletin adını Erdebil olarak değiştirmiştir. Güney Azerbaycan Türklerinin itirazlarında dile getirdikleri ifadeler, yalnızca isim ve kimlikle alakalı olmadığı,aynı zamanda ekonomik ve sosyal açıdan üretken olan eyalet ve şehirlerin yeni yasayla potansiyellerini kaybettikleri, halkı fakirleştirerek farklı bir baskıyla fakirleştirmek Türk halkının Farisileirin ekonomik egemenliği altına almaktır. Büyük Türkiye devletnin tarihsel olarak bölgesinde söz sahibi olması, komşu ülkelerdeki soydaş ve akraba bağları, bağımsızlık özlemi çeken yaban ellerdeki Türk soydaşlarının her zaman güven kapısı olmuş,umut ışığı olmuş ve hayallerini Türkiye gerçeği ile bütünleştirmiştir. Filistin davasındaki cesaretli adımlarınız İsrailin akıl almaz politikalarına ne denli set vurduğunu taktir ve heyecanla takip ettğimizi, Suriyedeki azınlığın haksız ve hukuksuz uygulamaları, Esat cinayetleri taraflarınca Dünya kamuoyuna nasıl taşındı ise Biz Güney Azerbaycan Türk halkına İran devletinin benzer baskılarının,yıldırma ve asimile politikalarının, siz değerli TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞININ dikkatine sunar; babacan ellerinin uzatılmasını yurdundan uzakta sürgün,sığınmacı , dini ve kültürü farklı ülkelere zorunlu vatandaşlık talebinde bulunmak zorunda kalan bizlere büyük moral ve güven verecektir. Saygılarımızla. GÜNEY AZERBAYCAN TÜRK HALKI ADINA

Updates

Reached 250 supporters

December 8, 2012

December 7, 2012

I honestly did not think this would gain so much traction when I started typing it out in a fit of rage yesterday morning. It is honestly heartening to see so many people acknowledging the Urmu Lake disaster and the systematic pressure on our kin because it makes me feel like we are finally pulling this out of the shadows. Now we need to keep this pressure up so the halls of power actually have to look at these signatures.

Reached 100 supporters

December 7, 2012

6 Comments

A
Ahmet Abadi
13 years ago Featured

Azerbaycan Türklerinin çilesi bitsin artık. Kendi topraklarımızda bu zulmü yaşamak zoruna mı gidiyor kimsenin sessiz kalmayın millet olarak.

L
Leyla Lee
13 years ago Featured

Urmu Gölü kurudu diye sevinenler utansın. Doğayı bile katlediyorlar sırf Türkleri oradan sürmek için. Çok yazık.

F
Fatma Sanders
13 years ago Featured

Ailecek perişan olduk oradaki akrabalarımız baskı altında. bu vicdansızlığa bir son verilsin artık lütfen.

S
Serkan Warner
13 years ago Featured

türk yurdunda türke yapılan bu zülüm ne zaman bitecek artık birileri birşeyler desin meclis uyumasın!

M
Mehmet Chavez
13 years ago Featured

Sesimizi duyun artık yeter. Güney Azerbaycan yalnız değildir.

C
Can Alvarez
13 years ago Featured

İranın yaptıkları resmen soykırım. Milli kimliğimizi yok etmeye çalışıyorlar ama başaramayacaklar. Herkes destek olsun.

Share Petition

Don't stop at signing, share the petition link with friends to multiply our impact

Copy link or share directly

Instagram
QR Code